L

LAÇKA : Boşver; boşalt; boşalmış gevşemiş anlamında. 
LAÇKA ETMEK : Boş bırakmak, gevşetmek.
LAGÜN(DENİZ KULAĞI) : Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller.
LAGÜNLER : Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göllerdir.
LAKERDA : Tuzlanarak hazırlanmış balık. Tuzlu balık.
LAMPARA : Küçük teknelerden kullanılan gırgır ağından küçük torbasız çevirme ağı.  
LARVA :Kurtçuk.  
LAŞİN : Fırtınalı havalarda gemi içindeki yüklerin yerlerinden oynamaması için bunların gemi bünyesine bağlanması. 
LAVA DELİĞİ : Bir teknenin içindeki suyu, askıya alıp boşaltmak için açılmış delik. 
LAVA ETMEK: Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin halatlar vasıtasıyla ilerletilebilmesi için verilen komut.
LENTİYE : Bir dikme vasıtasıyla kaldırılmakta veya indirilmekte olan bir cismin sallanıp herhangi bir yere çarpmaması için birkaç yerine bağlanıp elle kontrol edilen halatlar.
LEŞ : Sığ suda batmış olan bir geminin enkazı veya su üzerinde yüzen parçaları.
LEVANT : Doğuda. Mısır kesimi hariç doğu Akdeniz.
LEVEND : Osmanlı donanmasında deniz askerleri; Levendler, Tımar ve Zeamet,Tayfalar ve forsalardan oluşuyordu. Levendler, forsaların ve tayfaların düzenini sağlamaktan ve isyan etmelerini önlemekten sorumlu idiler.
LİDAKİ : Çipuranın küçüğü.
LİF : Nebati halatın yapıldığı malzemenin en ince parçası. 
LİF HALAT : Hindistan cevizi elyafından üç veya dört kollu olarak yapılan halat.
LİGA : Üç deniz mili, 5560 metre veya bir fersah boyundaki uzunluk
LİGA : Yelkenleri camadana vurmak için camadana vur manasındaki terim. 
LİMAN : Gemilerin yük ve yolcu alıp vermelerine elverişli tesis ve kolaylıkları bulunan tabii ve suni olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş, deniz araçları için yanaşma yerleri olan sahil tesisi. 
LİMANLIK : Denizin çalkantısız ve sükunet halini belirten terim. 
LİPARİ :Çirozluktan çıkarak yağlanmaya başlayan uskumru balığına verilen isim.
LİTRİNOS : Mercan balığının küçüğü.
LİVAR : Tutulan balıkların salınmak veya alıkonulmak üzere canlı olarak bekletildiği file, saz, kafes, tekne bölgesi vb. gibi balığın yaşam ortamı ile su alışverişini doğrudan sağlayan bölme.
LOÇA : Demir zincirinin akması ve demir bedeninin yerleşmesi için baş tarafta açılmış madeni oluk. 
LODOS :Güneybatıdan esen rüzgar için kullanılan genel isim. Denizcilikte güneybatı yönü.
LOKAL : Yerel.
LONGOZ : Deniz dibindeki kuyular.
LOSTRA ETMEK : Boyası bozulmuş veya sıyrılmış yerleri hafifçe boyayıp kapamaya veya gemilerin bordaları ile su kesimlerini silip fırçalama işlemi.
LOSTROMO : Ticaret gemilerinde baş tayfa.
LÖP YEM : Yaprak yemin enine parçalar halinde kesilmiş hali.
LUMBAR : Yelken gemilerinde top namlularının bordadan dışarıya çıkmaları için açılmış olan kare şeklindeki kısım. 
LUMBAR AĞZI : Gemilerin sancak ve iskele taraflarında bulunan borda iskelelerinin üst tavalarının bulunduğu yer hizasındaki güverte kısmı. Gemilere giriş ve çıkış yerini belirten lumbar ağzı terimi kara birliklerince de benimsenmiş ve birlik ve kurumların giriş ve çıkış kapılarına da lumbar ağzı denilmiştir. 
LUMBUZ : Gemideki pencerelere verilen isim. 
LÜFER
Defne Çinekop yavrusu 8 cm.ye kadar 30+ ad./kg.
Yaprak Defnenin büyüğü 8-10 cm. 18-30 ad./kg
Çinekop Yaprağın büyüğü 11-13 cm. arası 16-18 ad./kg. 
Kabaçinekop Çinekopun büyüğü 14-18 cm 13-15 ad./kg.
Sarıkanat Kabaçinekopun büyüğü 17-20 cm. 9-12 ad./kg.
Lüfer Sarıkanatın büyüğü 21-28 cm.  3 - 8 ad./kg.
Kofana Lüferin büyüğü 32-50 cm. 1- 2 ad./kg.
Sırtıkara     Kofananın irisi 50+cm. 1-2 kg.+
LÜFER SUYU : Lüfer avının yapılacağı yer ve zaman